
Neydi bize geçmişin özlemini her gün hatırlatan ve hiç durmadan bu baskıyı üzerimizden eksik etmeyen? Kaybettiklerimiz ya da unutulmaya yüz tutmuş değerlerimiz miydi? Tüm bu soruların cevaplarını bilenlerimiz vardır ancak bu değerlerin farkına varmayıp her geçen gün bunlardan uzaklaşanlarımızda.
Teknolojinin kontrolünde bir hayata tutsak olmuşuz ve ne acı ki olmaya mahkum bırakılmışız. İnternetin Türkiye’de yeni yayılmaya başladığı zamanlarda chat ortamlarda sıkça kullanılan masum bir başlangıç cümlesi vardı, “asl pls” evet aynen bende sizin gibi düşünüyordum bu ne anlama geliyordu ve niye bu kelimelerle söze başlanıyordu. Chat ortamlarında kısaltmalar ve yabancı sözlüklerin Türkçemizi hızla kirletmeye başladığı günlerde adın,yaşın,cinsiyetin sorusu “asl pls” diyerek dile getirmeye başlanıyordu.
Masum gibi görünen iki kelimeyle başlanan ve sonunun nereye gidebileceği düşünülmeyen yozlaştırma, hissizleştirme ve teknolojik mahkumiyet bugün bizi bir çok değerimizden mahrum bırakıyor ve gün geçtikçe bu mahkumiyet hayatımızın her alanına yayılıyor.
Teknoloji, bizlerin ihtiyaçlarını ve zamanını en verimli şekilde kullanmamıza şüphesiz ki büyük kolaylık sağlıyor ancak bu bizim değerlerimizi unutacağımız anlamına gelmiyor. Bayramlarda büyüklerimizi ziyaret etmek yerine SMS atıldığı bir dönemde, arkadaşlarımızla buluşup hoşça vakit geçirmek yerine MSN ile ya da 3G ile görüntülü konuşmayı tercih ettiğimizde bu asosyal yaşam bizleri kendi sınırları içerisine hapsetmeye başlıyor demektir.
Peki bu mahkumiyet neden ?
Cevabı çok basit, bizleri teknolojik ürünleri kullanmaya bankalar, alışveriş merkezleri vb. alt unsurlar ile yapay bir çevre oluşturup kendi ürünlerini kullanmaya mecbur bırakıyorlar. Neden yozlaştık bu kadar ?
Dilimizi, sevgimizi,saygımızı neden bu kadar yozlaştırdık ?
Kendi işimizi hızlandırmak ve kolaylaştırmak için ürettiğimiz teknoloji gün geldi ki bizleri esiri haline getirdi. Onsuz bir yaşam düşünemez olduk. Bu süreç her geçen gün öyle hızlı gelişiyor ki biraz geride kalmanız, sizi birçok unsurdan mahrum kalmanıza sebep oluyor.
Her şey iki kelimeyle başladı demiştim, şimdi o kelimeden doğan ve insanların tüm zamanını bilgisayar başında gerçek sandıkları dostlarıyla sohbet edip hoşça vakit geçirdiklerini düşünmeleri aslında o iki kelimenin Türkçemize, geleneklerimize ve kişisel gelişimimize ne kadar negatif bir etki yaptığı gün geçtikçe etkisini ortaya çıkarıyor.
Artık dostlarımızı aramak yerine neler yaptığını twitter ile öğreniyorsak, onlarla görüşüp birlikte planlar yapıp bol bol fotoğraf çektirmek yerine facebookta cep telefonuyla çektiğimiz resimlerimizi yayınlıyorsak ve herkesin kendini ulaşılmaz, önemli bir şahsiyet sandığını ve bu egonun dışına çıkamadığını görüyorsak, amerikan filmlerinde izlediğimiz uçuk kaçık olayların ülkemizde ve gözümüzün önünde yaşandığını görebiliyorsak bu demektir ki kan kaybediyoruz ve gün geçtikçe yozlaşıyoruz ,yozlaştırılıyoruz.
Biliyorum, aramızda benim gibi düşünmeyenlerde olacaktır. Teknolojinin pozitif yönlerini televizyon reklamlarından görüp onlara inanlar olacaktır. Peki ya negatif yönleri, bunları hiç düşündünüz mü ?
O zaman biraz özeleştiri yapma zamanı! Günlük işlerinizi bilgisayar başında olmadan ne kadar verimli gerçekleştirebilirsiniz? Arkadaşlarınızı, dostlarınız hakkındaki gelişmelere teknoloji olmadan nasıl ulaşabilirsiniz? Bunları düşündüğümüzde günümüz şartlarında pek mümkün olacağını sanmıyorum.
Teknolojinin güzelliklerinden yararlanalım, pozitif yönde kullanalım ama bizi biz yapan değerlerimizi unutmayalım. Biz insanız, yüz yüze görüşmek, sohbet etmek ve aynı havayı teneffüs etmek isteriz. Bırakın tüm iletişim araçlarını kısa bir süre içinde olsa çıkın gerçek dostlarınızla görüşün.Tabi gerçek dostunuz kaldıysa ! İnternette tanışıp aynı ortamda bulunmadığınız, aynı yemeği yemediğiniz,birlikte gülmediğiniz,ağlamadığınız dost sandığınız kişiler sanal dünyada kalsın.
Kısa bir süre de olsa gerçeklerle yüzleşin, gerçek dünyada, gerçek problemlerle yüzleşin. Sizi siz yapan değerlerinizi unutmayın hem de ölünceye dek. Her canlı gibi ölümü tadacağımız günde cenazeniz sanal dünyada değil, fark etmediğiniz ama içinde yaşadığımız dünyada kalkacak ve sizi sevenler tarafından. Yarını kurtarmak bugünden başlar, bugün hep birlikte bir adım atalım, gelecek için, insanlık için ve yarınlarımız için Türkçemizi doğru kullanalım, değerlerimize sahip çıkalım.